YKBursa PsikiyatristPsikiyatrist ve Psikoterapist
Genel

Psikiyatride Tedavi Yöntemleri

20 Şubat 2021Dr. Yusuf Kala

Ruhsal bozuklukların düzeltilmesi için çeşitli maddeler ve dua, muska, su sesi, müzik, bazı törensel aktiviteler gibi uygulamalar insanlık tarihi boyunca kullanılagelmiştir. Ağır belirtili hastalar geçmişte uzun süreli hastane yatışlarına tabi tutulmuş; farklı kültürlerde tedavi yaklaşımları değişkenlik göstermiştir. Teknolojinin gelişmesiyle modern psikiyatri, bilimsel olarak kanıtlanmış çok çeşitli tedavi yöntemleri geliştirmiş, odak hastane yatışından ayaktan ve toplum temelli bakıma kaymıştır. Günümüzde kullanılan yöntemler üç ana kategoride toplanır: biyolojik tedaviler, psikolojik tedaviler ve psikososyal tedaviler.

I — Biyolojik Tedaviler

İlaç Tedavileri (Psikofarmakoloji)

1950’li yıllardan bu yana tedavide çığır açan psikiyatrik ilaçlar, hastane yatış oranlarını önemli ölçüde düşürmüş, hastaların psikoterapi ve psikososyal yaklaşımlardan faydalanmasını kolaylaştırmıştır. Günümüzde ilaçlar genelde psikoterapiyle birlikte kullanılır. Yetersiz hasta eğitimi ve sosyal medyadaki aşırı olumsuz propaganda nedeniyle ilaçlara karşı önyargı oluşuyor; bu da kronikleşmeye, yaşam kalitesi düşüşüne ve artan intihar oranlarına yol açabiliyor.

  • Antidepresanlar: Depresyon, kaygı bozukluğu, obsesif kompulsif bozukluk ve uyku bozukluklarında kullanılır. SSRI’lar (fluoksetin, paroksetin, sertralin, fluvoksamin, sitalopram, essitalopram) ve SNRI’lar (venlafaksin, duloksetin) başlıca gruplardır.
  • Anksiyolitik (kaygı giderici) ilaçlar: Yaygın anksiyete bozukluğu, sosyal anksiyete bozukluğu, travma sonrası stres bozukluğu, özgül fobiler, sınav kaygısı ve panik bozuklukta kısa süreli kullanılır. Benzodiazepinler (diazepam, alprazolam) sık reçete edilir ama uzun süreli kullanımda bağımlılık riski taşır; bağımlılık yapmayan alternatifler hidroksizin ve buspirondur.
  • Duygudurum düzenleyicileri: Duygudurum dalgalanmalarını dengeler, mani ve depresyon gibi belirgin değişimleri önler. Başlıca ilaçlar valproik asit, karbamazepin, lamotrijin ve lityum tuzudur.
  • Antipsikotikler: Başlangıçta şizofreni ve psikotik bozukluklar için kullanılırken, modern psikiyatride bipolar bozukluk, depresyon, kaygı bozuklukları, obsesif kompulsif bozukluk, madde kullanım bozuklukları ve yeme bozukluklarında destekleyici olarak da kullanılır. Antipsikotik reçetesi mutlaka şizofreni tanısı anlamına gelmez.

Elektrokonvülsif Tedavi (EKT)

Güvenli ve etkili bir tıbbi tedavidir, halk arasında “elektroşok tedavisi” olarak da bilinir. Yeni ilaçlar talebi azaltmış olsa da, ilaçların etkisiz kaldığı tedaviye dirençli depresyon, duygudurum bozuklukları, şizofreni ve yoğun intihar düşüncesi olan durumlarda en etkili tedavi yöntemi olmaya devam ediyor. Hastane ortamında, anestezi altında, ortalama 6-12 seans olarak uygulanır; geçici kısa süreli hafıza kaybına yol açabilir ama beyin hasarı oluşturmaz.

Transkraniyal Manyetik Stimülasyon (TMS)

Beyindeki sinir hücrelerini dışarıdan manyetik uyarım cihazıyla aktive etmeye dayanan yeni bir yöntemdir; tedaviye dirençli depresyon vakalarında EKT’ye alternatif olarak düşünülüyor.

Nörofeedback (Nöroterapi)

Beyin dalgalarının bilgisayar ortamında gözlemlenip geri bildirim mekanizmasıyla kullanılmasını içerir; stres yönetimi ve dikkat kontrolü için uygulanır.

Parlak Işık Tedavisi (Fototerapi)

Psikiyatride en çok mevsimsel duygudurum bozukluklarında kullanılır; parlak ışık antidepresan ilaçların etkisini artırır ve uyku kalitesini iyileştirir.

II — Psikolojik Tedaviler (Psikoterapiler)

Kişinin biyopsikososyal sorunlarını ilişki ve iletişim yoluyla düzeltmeye çalışan, hem yatarak hem ayaktan tedavi ortamlarında uygulanabilen yöntemlerdir. 400’den fazla psikoterapi türü olsa da, klinikte yaygın kullanılanlar şunlardır:

  • Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT): Günümüzün en yaygın kullanılan yöntemi; birey, grup veya aile düzeyinde uygulanabilir. Bireylerin sağlıksız, işlevsiz düşünce ve davranışlarını fark etmelerine ve bunları daha yapıcı, uyum sağlayıcı örüntülerle değiştirmelerine yardımcı olur.
  • EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme): Göz hareketleriyle beyni uyararak travmatik anıları yeniden işler, etkilerini azaltır. Travma sonrası stres bozukluğu, kaygı bozuklukları ve depresyonda kullanılır.
  • Analitik Yönelimli Psikoterapi (Psikanaliz): Bilinçdışı kişilik özelliklerinin farkına varılmasını, çatışmaların çözülmesini ve kişisel gelişimin desteklenmesini amaçlar.
  • Aile ve Çift Terapisi: Aile üyelerini veya birlikte yaşayan çiftleri terapistle bir araya getirerek ortak sorunları çözmeyi hedefler.
  • Kişilerarası Terapi: İlişki güçlüklerine odaklanır, yeni iletişim becerileri öğreterek ilişki kalitesini artırır.
  • Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT): Altı aşamalı bir süreçle psikolojik esneklik yaratır; semptomlar ve saplantılı düşünce-duygularla ilişkiyi kaçınmak yerine dönüştürmeyi hedefler.
  • Grup Terapileri: Terapist yönetiminde tipik olarak 6-8 kişiyle, öfke yönetimi, ergenlik sorunları, sosyal kaçınma, bağımlılık ve hastalıkla baş etme gibi konularda yapılır.
  • Varoluşçu Psikoterapi: Varoluşçu felsefeye dayanır, bireyin eylem özgürlüğü ve sorumluluğunun risklerini kabul etmesine yardımcı olmayı amaçlar.
  • Davranışçı Terapi: Klasik ve edimsel koşullanmayı kullanır; uygun öğrenme koşulları ve pratik yoluyla uygunsuz davranışları değiştirir.
  • Danışan/Kişi Merkezli Terapi: Her bireyi doğası gereği eşsiz ve iyi olarak kabul eder; yargılamayan bir ortamda algılanan benlik kavramı ile gerçek benliği hizalamayı sağlar.
  • Duygu Odaklı Terapi: Duyguları temel davranış itici gücü olarak ele alır; bireylerin duygularını anlamasına, kabul etmesine ve yönetmesine yardımcı olur.
  • Pozitif Psikoterapi (PPT): Kaynak yönelimli ve çatışma çözüm temellidir; olumlu unsurları belirleyip zorlukları olumlu yeniden yorumlamaya odaklanır.
  • Kriz Müdahale Psikoterapisi: Önemli bir olayın neden olduğu, kişinin baş etme becerilerini geçici olarak yetersiz kılan ve yoğun belirsizlik içeren karmaşık bir döneme odaklanır; kişiler “hasta” olarak değil, rehberliğe ihtiyacı olan bireyler olarak ele alınır.

III — Psikososyal Tedaviler

  • Psiko-eğitim (Ruh Sağlığı Eğitimi): Hasta ve ailenin yetersiz ya da yanlış bilgisini düzeltmenin en etkili yoludur; bilinçli tedavi sürekliliğini sağlar, aile desteğini güvence altına alır ve gereksiz panik ya da relapsı önler.
  • Sosyal Destek Grupları: İlaç ve psikoterapi dışında, destek grupları ve 12 adım programları iyileşmeyi ve sağlığın sürdürülmesini kolaylaştırır. Özellikle alkol-madde bağımlılığı, kumar ve internet bağımlılığında yaygındır.
  • Psikososyal Beceri Eğitimi: Zihinsel engellilik ve şizofreni gibi işlevselliği ciddi biçimde bozulmuş durumlar için geliştirilmiştir; karmaşık kişilerarası becerileri basitten karmaşığa doğru yönetilebilir adımlara böler.

IV — Geleneksel, Tamamlayıcı ve Alternatif Tedaviler

Kanıta dayalı tıbbi tedaviye ek olarak, hekim önerisiyle kullanılabilen tamamlayıcı yöntemler arasında vitamin desteği, düzenli egzersiz (günde 30-45 dakika), hipnoz, nefes ve gevşeme egzersizleri, yoga, meditasyon, masaj ve ifade edici yöntemler (su, müzik, sanat terapisi) sayılabilir. Düzenli egzersizin depresyon ve kaygıda etkinliğine dair güçlü kanıt vardır.

Kişisel bilgi ve kültüre dayanan, onaylanmamış birçok alternatif yöntem de mevcuttur; bunlar yetersiz ruh sağlığı bilgisi, sosyal medyadaki çarpıtılmış yönlendirme ve abartılı ilaç yan etkisi vurgusundan kaynaklanabilir. Bu tür yaklaşımların asıl tıbbi zararı, tanının gecikmesi sonucu kronikleşme ve artan risklerdir. Doğru tanı için mutlaka bir uzman hekime başvurulmalıdır.

Randevu Alın

Sorularınız için hemen arayabilirsiniz.

Hemen Ara