Bipolar Bozukluğu Nedir? Bipolar Tedavisi
Bipolar Bozukluk Nedir?
Bipolar bozukluk (iki uçlu bozukluk, eski ismiyle manik-depresif hastalık), düzenli veya düzensiz olarak tekrarlayan depresyon (çökkünlük), mani (duygudurumunda aşırı yükselme) ya da her ikisini de kapsayan karma (mikst) dönemlerle ve bazen hiçbir belirtinin bulunmadığı “sağlıklı” dönemlerle giden kronik seyirli bir hastalıktır.
Duygudurum ne demektir? Duygudurum (mood), bireyin bir süre rahat, neşeli, üzüntülü, tedirgin, öfkeli, taşkın ya da çökkün bir duygulanım içinde bulunuşudur. Normalde günlük duygudurum belli sınırlar içinde kısa süreli değişmeler gösterir ve bir anormallik düşünülmez. Duygudurum bozukluğu ise kişinin yaygın ve sürekli olarak kendini hissetme biçimidir.
Duygudurumun bozulma nedenleri nelerdir? Bipolar bozukluk tanısı alan bireylerde net bir şekilde tanımlanmış bir hormon bozukluğu, metabolik sorun ya da beyin görüntüleme bulgusu yoktur. Ancak beyinde duygudurum bozulmasına yol açan bazı anormallikler olduğu tahmin ediliyor; bipolar bozukluğun kesin nedeni bilinmiyor.
Bipolar bozukluk kalıtsal bir rahatsızlık mıdır? Genetik çalışmaları, hastalığın oluşmasında anlamlı bir genetik etkenin varlığına işaret etmektedir. Normalde görülme sıklığı %2 iken, birinci derece akrabalarda görülme sıklığı %7-8’dir. Sorumlu tek bir gen henüz gösterilememiştir.
Yaşam olayları bu hastalığa neden olur mu? Bahar ayları, stresli ve travmatik olaylar (ailede ölüm, iş kaybı, ilişki sorunu, doğum ve lohusalık gibi) iki uçlu bozukluğun ilk hastalık döneminin ortaya çıkmasını veya atakların tekrarlamasını tetikleyebilir; ancak bunlar hastalığın nedeni değil, tetikleyicisidir.
Hangi yaşlarda görülür? Her 50 kişiden birini etkileyen, ortalama %2 civarında görülen ciddi bir bozukluktur. İlk belirtiler 15-19 yaşları arasında ortaya çıkar; klinik tanı genellikle 20’li yaşlardan sonra, en sık 15-25 yaş arasında konur.
Manik Dönem (Manik Atak) Özellikleri
En az bir hafta süren duygudurum yükselmesidir. Duygudurum neşe yönünde yükselerek kişi kendini çok iyi, neşeli, keyifli, mutlu veya coşkulu hisseder; ilerleyen aşamalarda taşkınlık, öfke ve saldırganlığa dönüşebilir. Sosyal ketlenme kalkar, riskli davranışlar (madde kullanımı, pervasız harcama) artar. Uyku ihtiyacı azalır — hasta çok az uykuyla enerjik kalabilir; iştah genelde azalır, kilo kaybı görülür. Dikkat ve bellek kendiliğinden artar; ancak dikkatini her şeye yönelttiği için tek konuya odaklanamaz. Benlik değeri ve özgüven abartılı yükselir (grandiyozite); psikotik özelliklerde büyüklük hezeyanları görülebilir. Konuşma “basınçlı konuşma” halini alır — hızlı, kesintisiz, durdurulması zor; hareket artışıyla yerinde duramama, sürekli gezme ve seyahat isteği gözlenir.
Bipolar depresyon özellikleri: Uzunlamasına seyri dikkate almadan sadece klinik özelliklere bakarak bipolar depresyon dönemini major (ünipolar) depresyondan ayırt etmek çok zordur.
Karma dönem (mikst epizod): Manik ve depresif belirtilerin aynı anda bulunduğu dönemdir; vakaların yaklaşık %40’ında görülür. En korkulan durum intihar girişimleridir.
Hipomani nedir? Maninin hafif şeklidir — en az 4 gün süren, konuşkanlık artışı, düşünce hızlanması, cinsel ilgi artışı ve abartılı özgüvenle seyreder ama ciddi işlev kaybı, hastane yatışı, halüsinasyon veya hezeyan içermez.
Bipolar Bozukluğun Tedavisi
Tedavinin basamakları akut tedavi (hastalık belirtileri başladığında) ve koruyucu tedavi (yeniden hastalanmayı önleme) olmak üzere ikiye ayrılır. Tedavinin içeriği ilaç, eğitim ve psikoterapiden oluşur.
İlaç Tedavisi
- Duygudurum dengeleyicileri: Belirtileri kontrol etmekte en önemli ilaçlardır; mani, hipomani, depresyon ve karma dönemlerde, ayrıca uzun süreli koruyucu tedavide kullanılır. Kabul edilen ilaçlar lityum, valproat, lamotrijin ve karbamazepindir.
- Antidepresan ilaçlar: Sadece depresyon (çökkünlük) döneminde, tek başına değil, duygudurum dengeleyicilere ek olarak verilir.
- Antipsikotikler: Özellikle mani tedavisinde, bazen depresyon tedavisinde de kullanılır.
İlaçlar bipolar bozukluğu “tedavi” etmez, belirtilerin ortaya çıkmasını engeller; kesildiğinde genellikle aylar içinde relaps (nüks) olur. Elektrokonvülsif tedavi (EKT), özellikle şiddetli depresyonda hayat kurtarıcı, güvenilir ve etkili bir tedavidir; ilaca dirençli manide de kullanılabilir. Hastalık döneminde riskli davranışlar nedeniyle kişinin kendini koruyamadığı veya başkalarına zarar verme riski taşıdığı durumlarda hastaneye yatış gerekli olur.
Bipolar Tedavisinde Eğitim
İlk basamak, hastanın ve yakın çevresinin bilgilendirilmesidir; bu, atakların öncü (prodromal) belirtilerinin erken tanınmasını sağlar. Psikoeğitimde ele alınan konular arasında hastalıkla ilgili temel bilgiler, yineleme oranları, ilaçlar ve yan etkileri, tetikleyici etkenler, ilaç uyumunun önemi, belirti denetimi, stres yönetimi, intihar riski, gebelik ve damgalanma gibi sosyal konular yer alır.
Günlük yaşam önerileri arasında durumunu güvendiği kişilerle paylaşmak, düzenli uyku, alkol ve maddeden uzak durmak, iş/ev stresini azaltmak, düzenli beslenmek ve düzenli egzersiz yapmak sayılabilir. Öncül belirtiler arasında az uyuma isteği, etrafı rahatsız edecek davranışlar, zihinde çok sayıda düşüncenin uçuşması, aşırı konuşma, kolayca heyecanlanma veya huzursuzluk, pervasızca para harcama ve kilo-iştah değişiklikleri sayılabilir.
Bipolarda Koruyucu Tedavi
Koruyucu tedavi sırasında en büyük sorun ilaç uyumudur; vakaların %64’ünde görülür ve atakların tekrarlamasının en sık nedenidir. Koruyucu tedavinin temel hedefleri, atakların gelmesinin önlenmesi ve hastaların hastalık öncesi işlevsellik düzeylerini sürdürmesidir. Atak yaşamayan dönemlerde hastalar koruyucu tedavi kuralları içinde akademik başarı, iş sahibi olma, evlilik ve ebeveynlik gibi hayatın normal akışını sürdürebilir.
Bipolar Bozuklukta Psikoterapi
İlaç tedavisindeki gelişmelere rağmen relaps oranları yüksek kalır; iyi ilaç uyumunda bile beş yıl içinde yineleme oranı %73’tür. Psikoterapinin ilaca eklendiğinde yineleme hızı, yinelemeye kadar geçen süre ve hastane yatış sayısı üzerine olumlu etkileri vardır; ayrıca intiharı önlemede etkilidir. Etkili yaklaşımlar arasında bilişsel-davranışçı terapi, kişilerarası ve sosyal ritim terapisi ve aile odaklı müdahaleler sayılabilir.
Bipolar Bozukluk ve Aile
Bipolar bozukluğu olan biriyle yaşamak ailede strese neden olur. Mani döneminde hasta sert konuşmalarla yakınlarını incitebilir; aile bunun hastalığın bir belirtisi olduğunu bilmelidir. Depresyon döneminde asıl endişe intihar riskidir; her intihar düşüncesi ciddiye alınmalı ve derhal hekime bildirilmelidir. Önemli kararlar ve tartışmalar hastalık dönemlerinde değil, iyilik dönemlerinde yapılmalıdır.
Aileye öneriler: öfke ya da suçluluk duygusuna kapıldığınızda unutmayın ki bipolar bozukluk kimsenin suçu değildir. Gerçekçi beklentiler geliştirin; tutarlı, ölçülü destek sağlayın; hastalık, belirtiler ve tedaviler hakkında bilgi edinin; tedavi ekibine düzenli danışın; kendinize iyi bakın, gerektiğinde kendiniz için de yardım alın; aşırı korumacı olmadan ve sorumluluklarını üstlenmeden destek olun.
Bursa’da bipolar tedavisi için Psikiyatrist ve Psikoterapist Dr. Yusuf Kala’dan randevu alabilirsiniz.